Diyarbakır’da Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri başladı

DİYARBAKIR – Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri bu yıl çevrimiçi gerçekleştirilirken, konuşmacılar çağdaş Kürt şairi Abdulla Peşêw ile yazar ve psikolog Gündüz Vassaf oldu.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Diyarbakır Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri, Lîs Yayınevi ve Diyarbakır Sanat Merkezi ortaklığıyla başladı. 31 Ekim’e kadar sürecek programa, Diyarbakır Edebiyat Evi (Wêjegeh Amed) ev sahipliği yaparken, Program Diyarbakır Edebiyat Evi’nin Youtube kanalı üzerinden canlı yayınlandı. Bu yıl ki programı “Kültür için Alan” desteğiyle çevrimiçi olarak gerçekleşti. Program, dünya genelinde gündemi belirleyen salgınla birlikte yakın geleceği görebilmenin her zamankinden zor olduğu bir dönemde, edebiyatın penceresinden geçmişi düşünen, geleceği merak eden bir dizi konuşma, tartışma ve söyleşiden oluşuyor.

‘AHMEDÊ XANÎ, CİGERXWÛN’UN DİLİNİ KONUŞALIM’

Bu akşam ki programda sunuş ile başladı. Sunumu Lal Laleş Kürtçe, Övgü Gökçe Yaşa ise Türkçe yaptı. Konuşmacılar ise çağdaş Kürt şairi Abdulla Peşêw ile yazar ve psikolog Gündüz Vassaf oldu. Laleş ile Yaşa program hakkında bilgi verirken, program içeriğinin zengin olduğuna dikkat çekildi. Programda ilk olarak Peşêw konuştu. Zor şartlar altında böylesi bir etkinliğin yapılmasının önemine değinen Peşêw, “Anadil bir halk için çok önemli. Toplum kendi dilini konuşursa kültürünü  de dilini de korumuş olur. Kürt dili birlik için de çok önemli. Birlikte bir dil gelişmeli. Kürtçe konuşun, çocuklarınıza Kürtçe öğretin.  Yaşamın her alanını  Kürtçeye çevirin. İdeoloji ne olursa olsun Kürt dilinin etrafında birleşebiliriz.  Ahmedi Xanî’nin Cigerxwûn’un dilin konuşalım. Onların dilinde edebiyat yapalım” diye konuştu.

‘DEVLEŞEN EDEBİYAT KIRILMA NOKTASINA GELDİ’

Gündüz Vassaf da, “Bir şey ne kadar büyükse düşüşü de o kadar büyük olur” diyerek edebiyatın sanayi ile devleştiğini ve kırılma noktasında olduğunu söyledi. Para ve şöhret için yazarlık yapıldığını kaydeden Vassaf, yeni kuşak edebiyatında kimsenin adının anılamayacağını belirtti.  Önemli olan duygunun hangi dille ifade edildiğini belirten Vassaf, “Yasaklanan diller var, kaybolan diller var ve kaybolma ile karşı karşıya kalan diller var. Bir okulda anadilinde eğitim görmüyorsa dilsizleşiyor” dedi.

Program Fatma Çelik’in Dilber Hema’ın “Madus” şiirini konu alan kısa filminin yayınlanması ile sona erdi.

 

MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir